İçeriğe geç
Tokat Yerel

Gündelik sorulara sade yanıtlar, burçlara renkli bakış

İlişkiler 4 dk okuma Tufan Sezgin

İş Arkadaşlığıyla Dostluk Arasındaki Sınır

Aynı ortamda geçen uzun saatler yakınlık kurar ama iş ilişkisi ile dostluk farklı zeminlerde durur. Sınırın nerede çizileceğine dair pratik bir bakış.

Günün büyük bölümünü aynı ortamda geçiren insanlar arasında bir yakınlık oluşması doğaldır. Öğle molaları, ortak sıkıntılar, birlikte atlatılan yoğun dönemler zamanla samimiyete dönüşür. Ancak bu yakınlığın nerede iş arkadaşlığı olmaktan çıkıp dostluğa geçtiği çoğu zaman belirsiz kalır. Belirsizlik de kırgınlıkların, yanlış anlaşılmaların ve zaman zaman ciddi rahatsızlıkların kaynağı olur. Sınırı önceden düşünmek, hem ilişkiyi hem de işi korumanın en sade yoludur.

İki ilişki türü neden karışır?

İş arkadaşlığı, temelinde ortak bir amaca dayanır. Sizi bir araya getiren şey kişisel tercih değil, aynı işi yapıyor olmanızdır. Dostluk ise karşılıklı seçime dayanır ve iş bittiğinde de sürer. Aynı odada geçen uzun saatler bu iki zemini üst üste bindirir. Kişi karşısındakini gerçekten sevdiği için mi yoksa sürekli birlikte olduğu için mi yakın hissettiğini ayırt etmekte zorlanır. Bu ayrımı yapmak, ilişkiden beklentiyi doğru ayarlamayı sağlar.

Sınırın en görünür olduğu yer: bilgi paylaşımı

Yakınlık arttıkça paylaşılan bilginin niteliği de değişir. Hafta sonu planından söz etmek başka, aile içindeki bir sorunu ya da başka bir işe geçme düşüncesini anlatmak başkadır. İkinci türden paylaşımlar, karşı tarafı istemediği bir konumda bırakabilir. Örneğin bir yöneticiye anlatılan özel bir bilgi, o kişinin sonradan vermesi gereken bir kararı gölgeler. Bu yüzden paylaşmadan önce basit bir soru sormak yerinde olur: bu bilgi yarın ortamda dolaşırsa rahatsız olur muyum?

Kişisel yakınlığın iş kararlarına sızması

Dostluk ilerledikçe eleştiri yapmak zorlaşır. İşle ilgili bir aksaklığı dile getirmek, karşı tarafın kırılmasına yol açacak diye ertelenir. Bir süre sonra sorunlar birikir ve hem iş aksar hem de ilişki gerginleşir. Aynı şekilde görev dağılımında, izin taleplerinde ya da bir projede kime ne verileceği konusunda yakınlık gizli bir etki yaratabilir. Diğer çalışanların bu durumu fark etmesi, ekipte adalet duygusunu zedeler. Bu, çoğu zaman kimsenin niyet etmediği bir sonuçtur.

Konuşulmayan ama işleyen bir denge

Sağlıklı bir denge kurmuş kişiler genellikle şu ayrımı yapar: işle ilgili konularda rol neyse ona göre davranırlar, mesai dışında ise kişisel ilişkinin kurallarıyla hareket ederler. Toplantıda bir fikre karşı çıkmak dostluğa yönelik bir tavır değildir; benzer şekilde akşam yapılan bir sohbetin içeriği ertesi gün iş masasına taşınmaz. Bu ayrımı açıkça konuşmak bazen tuhaf gelse de, bir kez dile getirilmesi sonraki pek çok yanlış anlaşılmayı önler.

Mesai dışı iletişimin ölçüsü

Mesaj gruplarının ve sürekli açık iletişim kanallarının olduğu bir düzende, iş ile özel hayat arasındaki sınır kolayca kayar. Gece geç saatte gelen bir iş mesajı, arkadaşça bir sohbet gibi başlayıp göreve dönüşebilir. Burada belirleyici olan sıklık ve içeriktir. Arada bir gönderilen kişisel bir mesaj yakınlığı besler; her akşam iş konuşulması ise ilişkiyi yorar. Yanıt vermeme hakkının karşılıklı tanınması, bu dengeyi sürdürmenin en pratik yoludur.

Ekipteki diğer insanlar

İki kişi arasındaki yakınlık, çalışılan ortamda üçüncü kişiler tarafından da izlenir. Sürekli birlikte hareket etmek, sohbetlerde kapalı bir ikili oluşturmak ya da bazı bilgileri yalnızca birbirine söylemek, farkında olmadan dışarıda kalan bir grup yaratır. Bunun önüne geçmek için ortak alanlarda konuşulan konuları herkesin katılabileceği düzeyde tutmak yeterlidir. Yakınlık gizlenmesi gereken bir şey değildir ama diğerlerini görünmez kılmaması gerekir.

İş değişince ne olur?

İş arkadaşlığının dostluğa dönüşüp dönüşmediğini en net gösteren durum, taraflardan birinin ayrılmasıdır. Ortak zemin ortadan kalktığında ilişki genellikle iki yönden birine gider: ya iletişim kendiliğinden seyrelir ya da işten bağımsız bir bağ olarak devam eder. İkisi de doğaldır ve seyrelme bir başarısızlık sayılmamalıdır. Bazı ilişkiler belirli bir döneme ve belirli bir ortama aittir; bunu kabul etmek, gereksiz kırgınlıkların önüne geçer.

Sınır çizmek soğukluk değildir

Sınır koymak çoğu zaman mesafe koymakla karıştırılır. Oysa net sınırlar, ilişkiyi daha rahat hâle getirir. Neyin konuşulup neyin konuşulmayacağı, hangi konuda kimin karar vereceği ve hangi saatlerde iletişim kurulacağı belliyse iki taraf da tedirginlik duymadan yakınlaşabilir. Belirsiz sınırlar ise sürekli bir tetikte olma hâli yaratır. En sağlam iş dostlukları, sınırları olmayan değil, sınırları herkesin bildiği ilişkilerdir.

İş arkadaşlığıyla dostluk birbirinin rakibi değildir; farklı zeminlerde duran iki ilişki biçimidir. Hangi konuşmanın hangi zemine ait olduğunu ayırt edebilmek, hem işin sağlığını hem de ilişkinin kalıcılığını korur.

İlişkiler kategorisinden